Ekoloji

Dêrsim yangınlara karşı ayakta!


Dêrsim’de 5 ilçede 6 gündür aralıksız devam eden orman yangınları, halkı ayaklandırdı. Günlerdir Orman Müdürlüğü’nü ve valiliği yangına müdahale için telefon yağmuruna tutan halk, sonuç alamayınca yangına müdahale için Xozmereg köyüne yürüdü

Dêrsim’de merkez ve Pilemûriye (Pülümür), Xozat (Hozat), Qisle (Nazimiye), Pulur (Ovacık) ve Mezgêrd’de (Mazgirt) askeri bombardıman sonucu başlayan orman yangınları 6 günü geride bıraktı. Halkın yangınlara müdahelesine asker tarafından izin verilmezken; valilik de Orman Müdürlüğü’ne yasak koydu. Yangınlar farklı bölgelere yayılarak devam ederken, duruma tepki gösteren Dêrsimliler, ‘yangınlara duyarsız kalınmasın’ çağrısında bulundu. Dün Dêrsim halkı, yangın söndürme çalışması için Orman İşletme Müdürlüğü ile görüşme yaptı. Müdürlüğün söndürme çalışması yapmayacağını belirtmesi üzerine halk, kendi imkanlarıyla merkeze bağlı Xozmereg (Uzuntarla) köyüne doğru yangını söndürmek için yürüyüşe geçti. Halkın önünü kesen jandarma, yangın bölgesine geçişe ve müdahaleye izin vermeyeceğini belirtti.

Tanıklarda mı kandırılıyor Vali Bey?

Yangınlara ilişkin gazete Şûjin’dan Melike Aydın’a konuşan Hatice Kaplan, Dêrsim’de tüm muhalif kesimlerin hapse atıldığını belirterek, “Herkes cezaevinde konuldu. Tepki gösterecek, direnişi büyütecek herkes, potansiyel tehlike olarak görülüyor. Ciğerlerimiz yanıyor ama valilik kamuoyu kandırılıyor diyor. Valiye sesleniyorum; Peki Vali Bey biz canlı tanıklarda mı kandırılıyoruz? Burada kamuoyunu yanıltan biri varsa o da sizsiniz. Bu katliama sessiz kalınmamalıdır” dedi. Yazları merkeze bağlı Merxo köyünde yaşayan Fatma Gürler de, yangının köyün arkasında bulunan karakoldan atılan yangın bombası ile başlatıldığını söyledi. Askerin halka zulmederek yıldırmaya çalıştığını belirten Güler, şöyle devam etti: “Herkes yeniden köyüne yerleşiyor. Fakat devlet bunu bu şekilde engellemeye çalışıyor. Bıktırmak ve göç ettirmek istiyorlar.”

Dêrsim hangi ülkenin vilayeti?

Engellemelere rağmen halkın yer yer yangınlara müdahale etmeye çalıştığını ifade eden doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, dihaber’e şunları anlattı:” İl Orman Müdürlüğü ile görüştük, gönüllü olarak yangına müdahale etmek istediğimizi söyledik ancak başvurularımıza olumsuz cevap aldık. Sadece ormanlar yanmıyor. Milyonlarca karıncadan tutun, kuşundan, kaplumbağasına, dağ keçisinden ayılarına ve daha birçok canlıya yazık günah değil mi? Doğamızın dört bir yanı şu an ateş altında her yer yanıyor.” Batıda çıkan orman yangınlarında seferberlik ilan eden devlet kuruluşlarının Dêrsim’de kör, sağır ve dilsizi oynadığını ifade eden Çetinkaya, “Bu kadar vicdansızlık, suskunluk olmaz. Her yerde ormanlar ülkemizin milli servetidir diyorlar. Dersim bu ülkenin vilayeti değil midir?” diye sordu.

Bu zulme derhal son verin!

Öte yandan, İzmir Demokratik Alevi Derneği ve İzmir Dersim Dernekleri, son bir haftadır Dêrsim’de devam eden ve müdahale edilmeyen orman yangınlarını protesto etmek için Konak Eski Sümerbank önünde bir araya geldi. Birçok sivil toplum örgütü temsilcisi ve yurttaşın destek verdiği açıklamaya HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan da katıldı. Eylemde açıklamayı yapan Narlıdere Dersimliler Derneği Yöneticisi Hüseyin Berkan Alpar, operasyon bahanesiyle Dêrsim halkına ve doğasına zulüm edildiğini söyledi. Ardından konuşan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise, “Eğer siz ormanlarımızı yakarsanız, bu ateş sizi de yakar. Bu zulme derhal son verin. Bu katliamın, işkencenin, zulmün dayatılması artık kabul edilemez. Şimdi vicdanlara sesleniyoruz. Demokrasinin inşası için dur demenin zamanı geldi. Tüm halklar için gerçek bir demokrasiyi, gerçek bir hukuku inşa etmek zorundayız. Adalet herkes için” dedi. İZMİR

DÊRSIM / İZMİR